Çıkmış ve yeni çıkacak tüm yazıları abone olarak sen de takip et!
küresel-ısınma etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster
küresel-ısınma etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster

Güneşe Aşık Sokak Lambası

Aşk Hikayeleri Departmanı- Güneş enerjisiyle çalışan ampul hakkında kısa bir öykü. İsraf edildiği zamanlarda küresel ısınmayı tetikleyen elektrikli ampuller, yerini bu yeni teknolojiye bırakabilir mi? Artık elektrik enerjisi ile çalışmak istemeyen küçük bir sokak lambası, çare olarak neler düşünebilir? Teknoloji ürünleri hayatımızda yer alabilir mi? Birlikte okuyalım..


Çocukların neşe içinde oynadıkları bir parkta birkaç tane sokak lambası varmış. Parktaki salıncaklar bir bir sallanırken, tahterevalliler hem aşağı hem yukarı hareketlenirken, bu lambalar mışıl mışıl uyurlarmış. Gündüzleri gözlerini dinlendirir, akşamları uyanıp etrafı ışıl ışıl bir şekilde aydınlatırlarmış. Güçlerini kablolarla gelen elektrikten alırlarmış. Onlara göre, elektrik, hiç mi hiç tükenmez bir enerjiymiş.

Günlerden bir gün, çocuklardan birisi parkta ip atlarken düşmüş, yere yuvarlanmış. Ufak bir yara olmasına rağmen, düşen çocuk ağlayıp sızlamaya başlamış. Sokak lambalarından en küçük olanı bu seslere uyanmış. Şöyle bir etrafına bakınmış, gözleri kamaşmaya başlamış. Güneş hem parktaki iri, görkemli çiçeklerin, hem de küçük lambanın üstüne bütün güzelliği, bütün sıcaklığıyla ışınlarını saçıyormuş. Küçük lamba, öyle mutlu olmuş ki, onu umulmadık yere uyandıran çocuğa hiç kızamamış. Böylesine bir ışık altında kalmak için uyanık kalmayı göze almış. Durmadan güneşi izlemiş. Dayanamamış sormuş:

“Ey Güneş! Bizleri aydınlatabilmek için böylesine bir enerjiyi nereden buluyorsun? Yoksa, sen de bizim gibi elektrikten mi faydalanıyorsunuz?

Gülmeye başlamış, güneş. Hayır anlamında başını sallamış, şefkatle.



“Öyleyse, senden enerji almama izin vermelisin. Artık elektrik istemiyorum.”

“İyi ama” demiş güneş. “İnsanlar sizin akrabanız olan ampulleri, evlerinde gerekmediği zamanlarda kullanmaya devam ediyor ve bu yüzden küresel ısınma sürekli tetikleniyor. Sizin gibi lambalar yüzünden benim de yaşamım alt üst oldu. Bu yüzden teklifini kabul edemem.” demiş ve bulutların arkasına saklanmış.

Sokak lambası çaresiz bir halde öylece kalakalmış. Güneşin güzelliği gözlerinin önünden hiç gitmiyormuş. Artık güneşe olan aşkıyla yaşamaya çalışmalıymış. Onu düşünerek ışık vermeye başlayacakmış. Sonra onun için bildiği en güzel şarkıları söyleyebilir, yanında ıslık bile çalabilirmiş. Yine de nafileymiş. O olmadan bütün bunların hiçbir anlamı yokmuş.



“Ey güzeller güzeli güneşim! Eğer bana birazcık enerjinden verebilirsen artık elektriğe ihtiyacım kalmaz. Böylelikle küresel ısınma yüzünden yaşadığın sıkıntılar bir son bulur.” demiş küçük lamba.

Güneş bu fikri beğenmiş olmalı ki, gülen yüzünü göstermiş. Lambaya en güzel enerjilerinden bir demet sunmuş. Sokak lambasının hayatı birden bire değişmeye başlamış. Sahip olduğu bu yeni enerjiyi depolamış ve akşamları keyifle ışıldamış durmuş. Arkadaşları onun bu haline başta biraz şaşırmışlar ama sonra, birisine aşık olmuştur mutlaka diye düşünmüşler.





(*) Çocuklar sakın sokak lambası gibi çıplak gözle güneşe bakmayın. Çünkü, güneşten gelen bazı güçlü ışınlar gözlerinize zarar verir.

Not: Masalın tüm hakları yasal olarak korunmaktadır.

Çevre Dostu Motosiklet ve Bisiklet Adam

Küresel ısınmaya karşı çevre dostu teknolojik ürünler giderek artıyor. Bunların arasında havayı kirletmeyen yeni nesil motosiklet de herkese el sallıyor. Doğa konusunda bisikletler kadar işe yarayabilen bu araç, yollara düşümüş bile. Bakalım, öyküde bisiklet adam ile motosiklet nasıl arkadaş olacaklar? Hep beraber görelim.


...Bisiklet Adam’ın garajdan çıkmasına az bir zaman kalmıştı. Büyük bir heyecanla hazırlanmaya başladı. İlk iş olarak lastiklerini kontrol etti. Hayret, her ikisi de istediği gibiydi. Pedalları da sağlıklı bir şekilde çalıştığına göre, bugün onun günü sayılırdı. O halde yola koyulabilirdi.

Garajın kapısını açmak üzereydi. Sanki, doğadaki bütün canlılar bu anı bekliyordu. Kıvrak bir hareketle pedalını çevirdi ve kendisini yine yeşillikler içindeki bahçede buldu. Etrafındaki cik cik kuşları ve upuzun ağaçları neşeyle selamladı. Kapının önüne geldi ve çocuğun evden çıkmasını bekledi. Çocuk kahvaltısını ediyor olmalıydı. Sabah kahvaltısının en önemli öğün olduğunu kendisi de biliyordu. Bu yüzden beklerken pek sıkılmadı.

Bisiklet, yoldan geçen arabaları, kamyonları, minibüsleri ve motosikleri sayıp durdu. Ne çoktu bu motorlu taşıtlar! Onlara tahammül edemiyordu, bazen. Durmadan havayı kirletecek işlere imza atarlardı. Neyse ki, çocuk gelmişti, fazla sinirlenmeden okula ulaşmalıydı.


“Haydi, gidelim artık!” dedi, çocuk. Sonrasında korna çaldı hep. Bisiklet adam, ağaçlara ve kuşlara hoşçakalın demek ister gibiydi.

Çocuk pedallarını çevirmeye başladı ve okula gitmek için bisiklet yolunu seçti. Biraz olsun sevindi, bisiklet adam. Çünkü, motorlu taşıtlarla yan yana gitmek zorunda değildi. Onların arasına karışmadan çoşku içinde, şarkılar söyleyerek ilerliyordu. Derken, durdu. Hayır, bu durumda şarkısına devam edemezdi. Maalesef lastiği patlamıştı. Canı çok yanıyordu bisiklet adamın. Peki, şimdi ne yapacaklardı?

Bisiklet yolunun kenarına geçtiler yavaşça ve çaresiz yardım beklemeye başladılar. Çoğu insan motorlu taşıtlarla yolculuk ettiği için bisiklet yolunda kimseler yoktu. Neyse ki, sessiz bir motosikletin kendilerine doğru geldiklerini gördüler. Motosiklet kimseyi taşımadığına göre, durup onlar için elinden geleni yapabilirdi. Bisiklet adamın patlamış lastiğini gördü ve selesinde onun için gereken malzemeler biliyordu. Çocuğa bundan bahsetti hemen. Çocuk, neşe içinde kaldı. Teşekkür etti, motosiklete.

“Görüyorsun ya ben arabayla seyahat etmeyi sevmiyorum. Birçok şeyi bilinçli yapmak gerekir. İşe etrafımızı saran havayı tanımakla başlamak gerek. Havanın hoşuna giden gazlar ile hoşlanmadığı gazları birbirinden ayırt etmeliyiz. Motorlu taşıtlar ailesinden tanıştığım kimseler etrafına zehirli gazlar salıyor sürekli. Artık, bu davranışınızdan vazgeçmelisiniz. Zaten insanlar, ormanlardaki ağaçları kesiyorlar sürekli. Tabi, sonunda küresel ısınma geldi çattı.” dedi bisiklet adam.

Halbuki motosiklet doğa konusunda pek bir titizdi. Kendisini tanıtmaya başladı:


“Ben, aslında suyla çalışıyorum. Bu sayede, havayı diğer arkadaşlarım gibi kirletmiyorum. Çevre dostu bir motosiklet olduğum için, herkes tarafından pek seviliyorum.” dedi.


"Su ile çalışan motosiklet" başlıklı haberden esinlenilmiştir.
(*) Öykünün bundan sonrası sana kalmış! Devamını yazmak istersen, hemen aşağıdaki yorum bölümünü kullanabilirsin.

Gri Balinalar Küresel Isınma Yüzünden Zayıfladı!




Sevgili gri balina öncelikle bizimle röportaj yapmayı kabul ettiğiniz için teşekkür ediyorum. Sizleri tanımayanlar için ilk sorum şu olacak: Siz ve diğer arkadaşlarınız nerede yaşıyorsunuz?

Büyük okyanuslarda yaşıyoruz. Yaşadığımız yeri elbette seviyoruz. Bizim için büyük keyif. Ama maalesef yine bazı sıkıntılar çıkmıyor değil, elbette. Gördüğünüz gibi iyice zayıf düştüm, sanki gün geçtikçe eriyorum. Üstelik diyet yapmadan bu hale geldim.


Sahi ne gibi sıkıntılar yaşıyorsunuz?

En büyük sıkıntımız küresel ısınmanın okyanuslarda hissedilmeye başlaması. Mesela biz bu yüzden, daha geç göç etmek istiyoruz. Eskisi gibi kuzey taraflarda uzaklara da gidemiyoruz. Hem sonra beslenme alanlarımız da epey zarar görmüş durumda. Bu yüzden de karınlarımızı yeterince doyuramıyoruz.



Peki, nüfusunuz bundan etkilendi mi?

Elbette. Artık daha az yavrulamak istiyoruz. Çünkü, çocuklarımızın böyle bir dünyada, yani daha doğrusu okyanusta yaşamalarını istemiyoruz.



Bir umudunuz yok mu?

Biz gri balinalar biliyorsunuz, bir kaç milyon yıldan beri yaşayan hayvanlarız. Dedelerimizin soyunu devam ettirmek istiyoruz ve okyanuslardaki eski mutlu yaşantımızı geri kazanmak istiyoruz. Ama tabi, bu biraz da insanlara bağlı bir durum. Keşke bütün insanlar küresel ısınma için üzerlerine düşen görevleri yerine getirse. Yine insanlarla birlikte mutlu bir şekilde yaşayabilsek, diyorum.




Büyücü Fok Balığı -Küresel Isınma Masalı veya Hikayesi


Bir varmış, bir yokmuş. Ülkenin birinde her yıl fok avı yapılırmış. Onlara türlü türlü tuzaklar hazırlanır, dünyanın gözleri önünde zavallı hayvancıklar rahatsız edilirmiş. Büyücü Fok bu durumu görürmüş ama, sesini pek çıkarmazmış. Çünkü avcılarla işbirliği içindeymiş. Avcılara yardım ve yataklık bile eder, diğer arkadaşlarının yakalanması için türlü türlü büyüler hazırlarmış. Avcılar da bundan ötürü, onun yiyecek, giyecek gibi temel ihtiyaçlarını karşılarmış.


Ama, son günlerde av çalışmaları pek verimli olmuyormuş. Avcılar binlerce ölü fok yavrusu ile karşılaşıyormuş. Bu durumun sebebi, son yıllarda buzulların çok daha hızlı erimesiymiş. Büyücü Fok, bütün bunları bilirmiş ama yine de elinden bir şey gelmezmiş. Çünkü bu insanların sorunuymuş. Yaptığı büyülerin hiçbiri etkili olmuyormuş.


Avcılar, avlayacak bir hayvan bulamadıkları için, oturmuşlar ve kara kara düşünmeye başlamışlar. Ve sonunda aralarından açgözlü bir avcı çıkmış ve demiş ki,

‘ Büyücü Fok’u avlayalım, bütün bunlar onun yüzünden.’ Diğerleri de bu fikri doğru bulmuş ve onun evine doğru yola koyulmuşlar.



Büyücü Fok, evde televizyon izliyormuş. Artık fok nüfusu azaldığı için, hiç müşterisi yokmuş. Kalan foklar da zaten avcılardan saklanıyorlarmış. Birden kapı çalınmış ve Büyücü sevinçle kapıya koşmuş. Ama kapıda kimse yokmuş. Bir adım ileri çıkmış ve kendini ağların içinde bulmuş. Avcılar, uzun bir aradan sonra bu kadar büyük bir av yakaladıkları için sevinmişler, avlanma zamanını böylelikle bitirmişler.

(Bilim adamları, fok yavrularının doğduğu buz tabakalarının kırılması nedeniyle, pek çok yavru fokun kendine bakacak büyüklüğe erişemeden boğulduğunu söylüyor. Kaynak: trt haber)

Bilge Timsah 'dan Küresel Isınma Hakkında Tavsiyeler


Doğacak yavrularımızın cinsiyeti ve diğer bütün özellikleri elbetteki çevre sıcaklığına bağlıdır. Havalar iyice ısındı ve yeni doğacak yavrularımızın hepsinin erkek olmasını istemiyoruz. Bu yüzden, şimdi beni iyi dinleyin.

- Yumurtalarınızı mümkün olduğunca soğuk yerlerde muhafaza ediniz.

- İnsanların karbondioksit tüketimini azaltmaları için, onları etki altına almalıyız. Gerekirse, sevgi gösterilerinde bulunmalıyız, Karagöz- Hacivat oynatmalıyız, sirkler açmalıyız.

- İnsanların yanına yerleşmek için onları ikna etmeliyiz. Onlara evcil hayvan olabileceğimiz göstermeliyiz. Gerekirse, onları kandırmalıyız.


- Amerika 'yı ve imzalamayan diğer ülkeleri tehdit etmeliyiz.



(kaynak:bilim.örg) (foto)