
Çocukların neşe içinde oynadıkları bir parkta birkaç tane sokak lambası varmış. Parktaki salıncaklar bir bir sallanırken, tahterevalliler hem aşağı hem yukarı hareketlenirken, bu lambalar mışıl mışıl uyurlarmış. Gündüzleri gözlerini dinlendirir, akşamları uyanıp etrafı ışıl ışıl bir şekilde aydınlatırlarmış. Güçlerini kablolarla gelen elektrikten alırlarmış. Onlara göre, elektrik, hiç mi hiç tükenmez bir enerjiymiş.
Günlerden bir gün, çocuklardan birisi parkta ip atlarken düşmüş, yere yuvarlanmış. Ufak bir yara olmasına rağmen, düşen çocuk ağlayıp sızlamaya başlamış. Sokak lambalarından en küçük olanı bu seslere uyanmış. Şöyle bir etrafına bakınmış, gözleri kamaşmaya başlamış. Güneş hem parktaki iri, görkemli çiçeklerin, hem de küçük lambanın üstüne bütün güzelliği, bütün sıcaklığıyla ışınlarını saçıyormuş. Küçük lamba, öyle mutlu olmuş ki, onu umulmadık yere uyandıran çocuğa hiç kızamamış. Böylesine bir ışık altında kalmak için uyanık kalmayı göze almış. Durmadan güneşi izlemiş. Dayanamamış sormuş:
“Ey Güneş! Bizleri aydınlatabilmek için böylesine bir enerjiyi nereden buluyorsun? Yoksa, sen de bizim gibi elektrikten mi faydalanıyorsunuz?
Gülmeye başlamış, güneş. Hayır anlamında başını sallamış, şefkatle.
“Öyleyse, senden enerji almama izin vermelisin. Artık elektrik istemiyorum.”
“İyi ama” demiş güneş. “İnsanlar sizin akrabanız olan ampulleri, evlerinde gerekmediği zamanlarda kullanmaya devam ediyor ve bu yüzden küresel ısınma sürekli tetikleniyor. Sizin gibi lambalar yüzünden benim de yaşamım alt üst oldu. Bu yüzden teklifini kabul edemem.” demiş ve bulutların arkasına saklanmış.
Sokak lambası çaresiz bir halde öylece kalakalmış. Güneşin güzelliği gözlerinin önünden hiç gitmiyormuş. Artık güneşe olan aşkıyla yaşamaya çalışmalıymış. Onu düşünerek ışık vermeye başlayacakmış. Sonra onun için bildiği en güzel şarkıları söyleyebilir, yanında ıslık bile çalabilirmiş. Yine de nafileymiş. O olmadan bütün bunların hiçbir anlamı yokmuş.
“Ey güzeller güzeli güneşim! Eğer bana birazcık enerjinden verebilirsen artık elektriğe ihtiyacım kalmaz. Böylelikle küresel ısınma yüzünden yaşadığın sıkıntılar bir son bulur.” demiş küçük lamba.
Güneş bu fikri beğenmiş olmalı ki, gülen yüzünü göstermiş. Lambaya en güzel enerjilerinden bir demet sunmuş. Sokak lambasının hayatı birden bire değişmeye başlamış. Sahip olduğu bu yeni enerjiyi depolamış ve akşamları keyifle ışıldamış durmuş. Arkadaşları onun bu haline başta biraz şaşırmışlar ama sonra, birisine aşık olmuştur mutlaka diye düşünmüşler.
(*) Çocuklar sakın sokak lambası gibi çıplak gözle güneşe bakmayın. Çünkü, güneşten gelen bazı güçlü ışınlar gözlerinize zarar verir.
Not: Masalın tüm hakları yasal olarak korunmaktadır.




