Günün birinde uzak diyarlardan altın bir kurbağa çıkıp gelmiş. Boyu diğerlerinden birazcık kısaymış. Üstelik derisinin rengi diğerleri gibi yeşil değil, altınmış. Gölün kenarında oturanlara selam vermiş ve,
“Etrafta gezip dolaşırken yemyeşil bir çayırda uyuya kalmışım. Uyandığımda annem yanımda yoktu. Halbuki onunla kahverengi kurbağalara yardım etmeye gidecektik. Şimdi onu bulamazsam çok üzülürüm.” demiş. Bunları duyunca yeşil kurbağalar pek şaşırmışlar, içlerinden bazılarının gözleri bile şişmiş. Onunla yoruluncaya kadar dalga geçmişler. Aralarından en yaşlı olanı:
“Ama nasıl olur, sen kahverengi kurbağalardan değilsin ki! Ne diye yardım edeceksin ki onlara?” demişler. Küçük kurbağa, bunlara pek anlam verememiş;
“İyi ama, biz bütün kurbağalara yardım etmeyi seviyoruz, renkleri umurumuzda değil ki. Herkesin bize ihtiyacı olabilir. Derimizin altında saklanan zehirlerimiz var bizim. Bu ise, bütün kurbağaları düşmanlarından korur.” demiş.
Bahsedilen zehir pek ilgisini çekmemiş yeşil kurbağaların. Çünkü, zavallı küçük kurbağacık onlardan birisi değilmiş. Altın renkli küçük kurbağayı, bir daha bu gölde görmek istemedikleri apaçık ortadaymış. Kurbağacık bu kibirli hayvanlardan uzaklaşmaya ve evinin yolunu tutmaya koyulsa iyi olurmuş.
Veda edip ayrılmak üzereyken, gölün etrafından ayak sesleri gelmeye başlamış. Bu seslere bakılırsa, kurbağa avcıları göle doğru yaklaşıyorlarmış. Küçük kurbağayla konuşanlar hemen korku içinde kalmışlar. Bunun üzerine:
“Korkmanıza hiç gerek yok. Derimin altında sakladığım zehirleri okların üzerine dökebiliriz. Böylece onlardan kurtulup rahatımıza bakarız.” demiş kurbağacık.
Böylece bütün kurbağalar bir araya gelmiş ve avcılara karşı savaş başlamış. Çok geçmeden avcılar korkudan kaçıp gitmişler ve bir daha da bu göle gelmemişler.
Yeşil kurbağalar sevinç içinde altın kurbağaya sarılmışlar. Bundan böyle, farklı renklerdeki diğer kurbağalar ile arkadaş olacaklarına söz vermişler. Altın kurbağacığı birkaç gün gölde misafir etmişler, bir dediğini iki etmemişler. Evini özleyen kurbağanın annesini bulmak için ona destek olmuşlar. Eve gidene kadar eşlik etmişler.








