Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde. Pireler berber iken eski hamam içinde... Derin bir kuyuda yaşayan sevimli bir ejderha varmış. Bu ejderhadan başka başka sesler gelirmiş. Ne zaman bir şarkıya başlasa, etrafa büyük bir gürültü yayılırmış. Kuyudan su almaya gelen insanlar, bu gürültü yüzünden korkup kaçarlarmış. Sonra, şarkının bittiğini gördüklerinde tekrar kuyuya dönüp, evleri için gereken suyu alırlarmış. Kuyusundan su alınmasına izin verirmiş ejderha, pek sesini çıkarmazmış. Bu haliyle tek başına yaşayan ejderha geçinip gidermiş.
Günlerden bir gün, kuyunun suları kirlenmeye başlamış. Kuyuda yaşanan bu kirlilik kendini çok geçmeden göstermiş. Kuyudaki suyun eski tadı ve kokusu kalmamış. Ejderha böylesine pislik içinde yaşayacak gibi değilmiş. Bir kere, şarkı söyleyebilmesi için temiz suya ihtiyaç duyarmış. Bu duruma bir son vermek için, en yakın köydeki çeşmeye gitmeyi akıl etmiş.
Ejderha kanatlarını kullanmış ve uçarak en yakın çeşmeye varmış. Geldiği çeşmede iyi ki insan yokmuş, rahat rahat oturup şarkısını söyleyebilirmiş. Suyunu içtikten sonra, en sevdiği şarkıyı söylemiş, hiç durmadan. Böylesine bir gürültüye dayanamayan çeşme oracıkta yıkılmış. Ejderha çaresiz köyün diğer çeşmesine gitmeye karar vermiş. Hemen havalanmış ve diğer çeşmenin nerede olduğunu bulmuş. Artık şarkısına devam edebilirmiş. İçmiş önce suyunu, sonra da başlamış şakımaya. Çok geçmeden bu çeşmede yerle bir olmuş.
Bir günde iki çeşmesini kaybettiklerini çok geç farkeden köylüler ejderhaya karşı gelme kararı almışlar. Doğrusu kimse bu işe pek cesaret edememiş. Sonra içlerinden en akıllı ve kel olanı, bu işe bir son verebileceğini söylemiş. Bu Keloğlan'dan başkası değilmiş. Meydana çıkmış,
" Bu işi bana bırakın ağalar!" demiş.
Keloğlan gidip ejderhayı bulmuş ve hazır bulmuşken onunla dövüşmeye başlamış. Az bir zaman sonra bir bakarlar, ne ejderha Keloğlan 'ı, ne de Keloğlan ejderhayı alt edebilmiş. Bundan ötürü ejderha,
" Gel yürekli çocuk, benim önemli bir problemim var; onu çözersen seni bırakırım" demiş.
Keloğlan'da "tamam" demiş, ejderhanın derdine bir çare bulmaya hazırmış.
" İçinde yaşadığım kuyuyu çok kirlettiniz. Bu yüzden huzurum kaçtı. Senden bu kuyuyu eski haline getirmeyi istiyorum" demiş.
Keloğlan için bu kolay bir işmiş. Kendisi suları temizleyebilen yararlı mikroplar tanıyormuş. Bunlar hiç durmadan gece gündüz çalışır, kuyudaki suları bir güzel temizleyebilirlermiş. Mikropların işleri buymuş ya, kötü sesli ejderha neşe içinde zıplamış durmuş. Keloğlan ile oracıkta anlaşabilirmiş.
Sonunda kuyu ilk günkü hale getirmiş. Ejderha 'da kuyuda saklı duran hazinesini, Keloğlan'a hediye etmiş. Keloğlan yararlı küçük mikroplar sayesinde refah bir hayata kavuşmuş, ejderha da tertemiz kuyusunun keyfini sürmüş.
"Acıktık, bize biraz naftalin" başlıklı haberden esinlenilmiştir, masalın tüm hakları saklıdır.
