Çıkmış ve yeni çıkacak tüm yazıları abone olarak sen de takip et!

Biyonik Kaplumbağa ve Yardımsever Kazlar

Eğlenceli Bilim Servisi - Ayaklarını kaybetmiş bir kaplumbağaya nasıl yardımcı olunabilirdi? Üstelik yıllarca yaşadığı gölde de artık kalamazdı. Sakat haliyle olduğu yerde kalmayıp çözüm arayan bir hayvanın hikayesi...


Bir varmış, bir yokmuş. Güzel mi güzel bir gölün kenarında bir kaplumbağa, arkadaşları kazlar ile beraber yaşarmış. Kaplumbağanın başından ufak bir kaza geçmiş uzun yıllar önce ve üç ayağını kaybetmiş. Ama olsunmuş, bu haliyle bile mutluymuş. Kendisini yalnız bırakmayan sevdiklerini düşünür, bu sakat haline aldırmazmış.


Günlerden bir gün, birdenbire gölün sahip olduğu sular çekilip gitmiş. Gölde yaşayan hayvanlar çaresiz bir hale gelmiş, zavallıların aç uyudukları günler olmuş. Pek zor bir şekilde hayatını devam ettiren kazlar, arkadaşları kaplumbağaya elveda demek için onun yanına gitmişler;


- Kaplumbağa, canım arkadaşımız, demişler. Seni çok özleyeceğiz biliyoruz ama artık buradan ayrılmak zorundayız. Hem sen de biliyorsun, başka çaremiz yok. Burada kalırsak açlıktan ve susuzluktan ölüp gideceğiz. Üstesinden gelemeyeceğiz biz, özür dileriz.



Kaplumbağanın gözleri dolmuş;

-İyi ama kazlar, siz su olmasa bile hayatınıza devam edebilirsiniz, hiç olmazsa kanatlarınızı kullanırsınız, başka bir yere ulaşırsınız. Halbuki, burada kalmak benim için ölüm demektir. Bu sakat halimle hiçbir yere gidemem. Yanımda hiçbir arkadaşım olmadan son nefesimi vermek istemiyorum. Ben şimdi ne yapabilirim?





Kazlar, kaplumbağanın bu haline doğrusu çok üzülmüşler. Ufka bakıp düşünmeye ve bir çözüm üretmeye başlamışlar.


- Beni bırakıp gitmeyin, demiş kaplumbağa.


Kazlar sonunda yanlarında götürmeye karar vermişler. Kaplumbağayı en yakın hastaneye götürebilirlermiş. Kaplumbağa tedavi sonrası takma ayaklarla tekrar yürüyebilirmiş.


- Peki nasıl gidebiliriz buradan, demiş kaplumbağa.

Kazlar, hemen planlarını açıklamış:


- İkimiz gagalarımızın arasında sağlam bir sopa taşırız. Sen sopanın ortasından dişlerinle tutunursun. Sonra da uçup gideriz. Ama tabi, senin konuşmaman gerekiyor. Sakın ağzını açayım deme!

Kaplumbağa kabul etmiş, bir süre çenesini tutabilirmiş. Derken iki kaz dediklerini yapmışlar, bir sopa bulup, kaplumbağa ile birlikte uçmaya başlamışlar.

Gide gide bir köyün üzerine gelmişler. Çocuklar, havada uçan bu üç arkadaşı biraz garip bulmuşlar. İçlerinden en yaramaz olanları;


- Şuraya baksanıza! Kazlar ağır mı ağır bir canavar taşıyor, demişler ve kahkahalarını tutamamışlar.

Kaplumbağa dayanamamış, her şeyi unutup cevap vermek gereği duymuş:

- Bunun neresi komik? demiş ve tabi haliyle kendini yerde bulmuş.



"Biyonik kaplumbağa" başlıklı haberden esinlenilmiştir. Masalın özgün hali Ezop masallarında bulunabilir. Bu sayfada sadece uygun düzenlemeler yapılmıştır.

0 yorum: