Soğanlar bundan böyle kimseleri ağlatmayacaklardı. Ama bu da nereden çıkmıştı şimdi? Onları bu fikirlerinden değiştiren kim olabilirdi ki? Bütün bu soruları cevaplayan kısa masal.
Kimsenin hatırlayamadığı kadar eski zamanların birinde küçük bir soğan yaşarmış. Upuzun ve geniş mi geniş bir tarlada ailesi ve arkadaşlarıyla birlikte otururmuş. Gün boyu toprağın içinde kımıldamasına izin verilmezmiş ama bu onun canını hiç sıkmazmış. O küçücük yerinde sevdiği oyunları oynarmış, diğerleriyle. Sonra ona sıcaklık veren güneşe şarkılar söylermiş, el sallarmış hep. Etrafındakilere okuduğu kitapları anlatır, bildiklerini herkesle paylaşır, mutlu olurmuş. Küçük olmasına rağmen akıllı bir soğan olduğunu kanıtlarmış, her seferinde. Mesela yağmur yağdığı zamanlarda nasıl su içmeleri gerektiğini çoktan öğrenmiş ve anlatmış hemen bilmeyenlere.
Günlerden bir gün tepelerindeki güneş onlara veda etmiş.
Günlerden bir gün tepelerindeki güneş onlara veda etmiş.
“Burada durup sizleri izlemek çok güzel ama çok yoruldum. Kısa süreliğine yerimi bulutlara bırakıyorum. Birazdan yağmur başlayacak, su için istediğiniz kadar. Sizi çok özleyeceğim.” demiş.
Soğanlar el sallamışlar hep birlikte, teşekkür etmişler. Derken bulutlar yerleşmeye başlamış. Akıllı Soğan bu kadar bulutu ilk defa bir arada görüyormuş ve şaşırmış doğrusu. Bu grubun başını çeken Siyah Bulut ilgisini çekmiş hemen. Onun korkutucu tarafı varmış. Etrafındakilere durmadan bağırıyormuş, kaşları hep çatıkmış. Yakınlarındakiler ürkmeye başlamış, hiç seslerini çıkarmadan onu dinlemişler.
“ Bu soğanlar var ya insanları her seferinde hüngür hüngür ağlatırlar, üzerler. Bundan sonra onlara su vermemeliyiz. Bırakalım toprağın içinde susuzluktan ölsünler.” demiş ve garip kahkahalar atmış.
Akıllı Soğan buna karşı çıkmış. İnsanları ağlatıyorlarmış ama hep onların sağlığını düşünüyorlarmış. Türlü türlü hastalıklara deva oluyorlarmış. İçlerinde sakladıkları yararlı nesneleri bile göstermiş ama nafile. Siyah Bulut’u inandıramamış bir türlü.
“İnsanları ağlatmaya bir son verirseniz size su verebiliriz. Bizleri ikna etmeye çalışma artık!” diye gürlemiş.
Akıllı Soğan buna da bir çare bulabilirmiş ama toprağın içinden çıkması lazımmış. Hemen uzanmış dışarı doğru ve kendini toprağın üzerinde bulmuş. İnsanları ağlatmayacak bir çözüm bulabilmek için hemen başlamış çalışmaya, bunun için bir hayli uğraş vermiş. Ve sonunda bulmuş. Yaşamın bilgilerini saklayan dna hakkındaki bütün bilgilerini kullanmış. Soğanları soğan yapan özellikleri değiştirince başarıya ulaşabilirmiş. Bunun üzerinde günlerce çalışmış ve sonunda başarıya ulaşmış. Yaşadığı topraklara hemen geri dönmüş, herkes sevinç içindeymiş. Vakit kaybetmeden onlar için bulduğu çözümü anlatmış ve diğer arkadaşlarının özelliklerini değiştirmiş. Artık soğanlar kimseyi ağlatmayacakmış. Bunları gören Siyah Bulut ve arkadaşları yağmaya başlamışlar. Bir daha soğanları hiç üzmemişler. Bir kez daha bilim ve zeka kazanmış.
"Ağlatmayan soğan yetiştirildi" haberinden esinlenilmiştir, masalın tüm hakları saklıdır.
DNA konusunda sizin bir fikriniz yok mu? Ama üzülmeyin okumak için tıklayın, bak: DNA hakkında bilgi







0 yorum:
Yorum Gönder