Akla gelebilecek gemi maketleri dışında kalan ve belli ki işin içinde manyetizma yani, mıknatıslık olan garip bir çalışma. Yerden azıcıkta olsa havalanan bu trenlerden sonra, yeniden şaşırmamı sağladı.
Sırf bu yüzden teşekkürler fizik!
Akla gelebilecek gemi maketleri dışında kalan ve belli ki işin içinde manyetizma yani, mıknatıslık olan garip bir çalışma. Yerden azıcıkta olsa havalanan bu trenlerden sonra, yeniden şaşırmamı sağladı.
Sırf bu yüzden teşekkürler fizik!
Sahra tozunu keşfeden Akıllı Bulut hakkında eğlenceli bir masal.
Bir varmış, bir yokmuş. Gökyüzünde gülen oynayan ve bazen de sinirlenince ağlayan bulutlar çokmuş. Bu bulutlar arasında mutlu bir Akıllı Bulut yaşarmış. Okulunda başarılı olduğu için öğretmenleri bu ismi uygun görmüşler. Çünkü, oyun oynamadan önce ödevlerini bitirirmiş ve sınıfta bütün sorulara cevap verebilirmiş. Yani hem çalışkanmış, hem de akıllıymış.
Akıllı Bulut ile aynı sınıfta olan bir de kara bulutlar varmış. Onlar Akıllı Bulut’un çalışkanlığını hep kıskanırlarmış. Bu yüzden onu gördükleri zaman ıslıklamaya başlarlarmış, ayağına taş bağlayıp düşürürlermiş, yere düşmesini sağladıktan sonra da Akıllı Bulut’un üzerine yağmaya başlarlarmış. Zavallı Akıllı Bulut sırılsıklam olurmuş her seferinde. Akıllı Bulut onlara hemen karşılık veremezmiş çünkü, onlar kadar güçlü yağmurları yokmuş. Aslında sınıfta öğretmeni olsa iyi olurmuş ama öğretmen de onu her zaman koruyamazmış. İşte bunlar olduktan sonra da Akıllı Bulut üzerini siler, hiçbir şey olmamış gibi dersine çalışmaya devam edermiş.
Günlerden bir gün Akıllı Bulut evde ders çalışırken, buhar ve kristal buz parçacıkları bulmuş üzerinde. Bu buz parçacıkları ne kadar büyük olursa, o kadar yağmur yağdırabileceğini çok geçmeden anlamış. Üstelik bu buz parçacıklarıyla yazın yağmur, kışın kar bile yağdırabilirmiş. Eğer bu buz parçacıklarından biraz daha bulursa, Kara Bulutlar ile baş edebilirmiş. Bunu anladıktan sonra, buz parçacıklarından bulmak için dua etmeye başlamış. Her gece, derslerini bitirir bitirmez dua etmeye başlarmış.
İşte sonunda bir peri dualarını duymuş. Akıllı Bulut buz parçacıkları bulmak istiyorsa eğer, sahra tozlarına ihtiyacı olduğunu anlatmış. Bulut periye sevinçle sarılmış ve çok ama çok teşekkür etmiş. Hemen en yakın çöle gitmek için yola koyulmuş.
Az gitmiş, uz gitmiş. Dere tepe düz gitmiş. Akıllı Bulut çöle varmış ve bundan sonra yola devesiyle birlikte devam etmiş. Ve sonunda sahra tozlarının olduğu bölgeye varmış. Cebinden çıkardığı sandığı bu kumlarla doldurmuş. Ne kadar alması gerektiğini devesine sormuş. Çünkü sahra tozlarını devesi taşıyacakmış. İşte deve de, ancak bir sandığı taşıyabilecek halde olduğunu söylemiş. Böylece Akıllı Bulut bir sandık sahra tozunu almış, devesine yüklemiş, tekrar yola koyulmuş. Ve tekrar ülkesine yani, gökyüzüne varmış.
O gün, Kara Bulutlar işlerini yapmak yani yağmak istiyorlarmış. Ama bir türlü bunu başaramıyorlarmış. Çünkü üzerlerinde sahra tozu kalmamış. Üzgün bir şekilde yağamadan evlerine dönüyorlarmış. Yolda giderken Akıllı Bulut ‘a rastlamışlar. Ve başlarına gelenleri anlatmışlar. Akıllı Bulut’un yardımını istemişler. Bunun üzerine sahra tozuyla dolu sandığı çıkarmış ve Kara Bulutların üzerine serpmeye başlamış. Kara Bulutlar güçlenmeye başlamış ve sevinçle yağmur yağdırmaya başlamışlar. Bunun için, Akıllı Bulut ‘a çok ama çok teşekkür etmişler. Ona yaptıkları kötülükler için özür dilemişler. Akıllı Bulut ile barışmışlar ve birden mucize olmuş ve kara bulutlar tertemiz bir beyazlığa bürünmüşler. Bundan böyle hiç kavga etmemişler ve mutlu bir şekilde yaşamışlar.

Eve varınca babasına, Kral Balık ve onun arkadaşlarını anlatmış, yardım için buradalarmış. Çünkü Kral Balık’ ın arkadaşları ilaç deneylerinde ve kanserin teşhisinde işe yarayabilirlermiş. Bunun için üzerindeki rengarenk pulları kullanırlarmış. Çünkü ilaçlar balıkların için saydam bir halde gözükebilirmiş. İşte Küçük Balıkçı cebindeki ilaçları çıkarmış ve hemen balıklara vermiş. Balıklar sayesinde ilaçların sahte olduğu bunu kötü bir cadının yaptığını anlamışlar. O günden sonra Küçük Balıkçı bilmediği ilaçları hiç almayacağına söz vermiş. Babası ile birlikte en yakın lokman hekime gitmek için yola düşmüşler. Kral balık ve arkadaşlarını da göle bırakmışlar.

Bir varmış, bir yokmuş. Kuşların ve ağaçların şarkı söylediği bir ormanda, Mirela adında küçük bir kız yaşarmış. Mirela böyle ortamda büyüdüğü için çok şanslıymış. Çünkü küçük kız her sabah kuşları ve ağaçları dinleyerek uyanırmış. Hemen şarkılara güzel sesiyle eşlik etmeye başlarmış. Söylenen şarkıların bittiğini anlayınca, her seferinde daha fazla alkışlarmış. “Harika harika” diye bağırırmış. Bu alkışlardan sonra orman daha bir aydınlanmaya başlar, başka bir güzel olurmuş.
![]() |
Sucu Deve su arıtan matarasına kavuştu mu? |
![]() |
Kelaynak Kel kalmış kuş mutlu olmak istiyor. |
![]() |
Küçük Karga neden hep horlar? |
![]() |
Çizmeli Kedi küresel ısınma için neler yapıyor? |
![]() |
Sütçü inekler hangi müziği daha çok seviyor? |