Birgün bu Postacı Abi ‘nin namı bozulmuş. Çünkü herkes postacılık işini girmeye başlamış. Mektup işlerini geçtik, bazı güvercinler bir olup, kargo işine bile girmiş. Havada artık onun hakimiyeti bitecek gibiymiş. Postacı abi, bu duruma öyle üzülmüş, öyle üzülmüş ki, artık uçuş halinde uzaklara dalmaya başlamış, koordinatları filan şaşırır olmuş.
Bir gün, bütün umutlarını aşağıya düşürmüş halde dolaşırken, yanlış yere iniş yapmış ve indiği yerde insanların elindeki kumanda aletini görmüş. Hemen durumu anlamış. Postacı abi, hemen arkadaşları olan aslanları, kaplanları, parsları çağırmış. İnsanlar ürkmüşler, biz ettik sen etme, demişler; havada süzülen kanadın olayım, demişler ve hemen oradan topuklamışlar. Giderken yanlarında kumandaları almayı unutmuşlar, sandınız ama yanıldınız, zaten uzaktan kumandalara el koymuşlar, ve Postacı Abi hepsini tek tek Van damme gibi kırmış. Postacı abi, hemen oracıkta onları bir bir yok etmiş. Yeniden işine başlamış. Emekli olana kadar, yanında birçok güvercin yetiştirmiş. Posta teşkilatını kurmuş. Mutlu bir hayat yaşamış.








