Büyük bir çölde su satan küçük bir devenin, çöl tilkisi sayesinde tanıştığı su arıtabilen bir matarayla değişen hayatını konu alan eğlenceli bir masal.
Bir varmış, bir yokmuş. Kızgın kumlardan oluşan, geniş mi geniş bir çöl varmış. Bu çölde mutlu bir şekilde develer yaşarmış. Develer bir yandan küçük adımlarla gülüp oynarken, bir yandan da çok ama çok susarlarmış. Susadıkları zaman da akıllarına hemen Küçük Sucu Deve gelirmiş. Sucu Deve ‘nin hep buz gibi soğuk su taşıdığını ve bir düdük çaldıklarında hemen yanlarına geldiğini bilirlermiş. Sucu Deve ‘de düdük sesini duyar duymaz, hemen harekete geçermiş ve büyük adımlarla hem matara hem de su arıtma cihazı taşırmış. Çünkü onun için develerin sağlığı önemliymiş, suların içinde yaşayan mikropları görmek bile istemezmiş. Ama diğer yandan da Sucu Deve çok ama çok yoruluyormuş.
Günlerden bir gün Sucu Deve evine yorgun argın giderken karşısına Çöl Tilkisi çıkmış. Tilki, neredeyse susuzluktan ölmek üzereymiş. Kumların üzerinde sürünerek yürümeye çalışıyormuş. Deve, tilkinin bu halini görünce dayanamamış ve yardım etmeye karar vermiş. Çünkü sadece develer için değil, diğer hayvanlar için de çalışması gerektiğini geçte olsa anlamış. Hemen tilkinin yanına varmış ve sırtında taşıdığı suyu Çöl Tilkisine uzatmış. Tilki parasının olmadığından bahsetmiş. Önemli değil, demiş Sucu Deve. Oturmuş ve Çöl Tilkisinin suyunu bitirmesini beklemiş.
Çöl Tilkisi, suyunu bitirdikten sonra Sucu Deve’nin yorgun olduğunu anlamış. Neden bu kadar yorgun olduğunu merak etmiş ve sormuş. Deve ise, hem matara hem de su arıtma cihazını taşımanın zorluklarını anlatmış. Bundan ötürü akşamları bel ağrısı bile yaşıyormuş. Tilkinin aklına hemen bir kurnazlık gelmiş. Sucu Deve için suyu arıtan bir matara yapabilirmiş. En pis suyu bile tüm mikroplardan temizlermiş ve birkaç saniye içinde içilebilir hale getirebilirmiş. Hemen Sucu Deve’nin taşıdığı iki aleti almış ve nasıl çalıştıklarına bakmış. Bu ikisini birleştirmek tilki için hiçte zor olmayacakmış. Sucu Deve ‘nin eve gidip dinlenmesi gerektiğini ve kendisini üzmemesini söylemiş ve ertesi güne kadar bu aleti hazır edebileceğini söylemiş.
Ertesi gün Sucu Deve henüz yeni uyanmışken, kapısı çalmış. Gelen Çöl Tilkisiymiş ve elinde geçen gün bahsettiği alet varmış. Sucu Deve hayretler içinde kalmış. Nasıl teşekkür edeceğini bilememiş. Tilki ise, kendisine yapılan iyiliğin ufak bir karşılığı olduğunu söylemiş. Hemen birbirlerine sarılmışlar. Sucu Deve etraftaki deve arkadaşlarını çağırmış ve Çöl Tilkisinin bu başarısını duyurmuş. Teknolojiyi kullanan bir tilki gördüklerine sevinen develer, onu kutlamışlar. Bundan böyle Sucu Deve hiç ama hiç yorulmamış, mutlu bir yaşam sürmüş.
Gökten üç su arıtan matara düşmüş. Birisi Çöl Devesine, birisi Küçük Sucu Deveye, birisi de bu masalı okuyanlara veya dinleyenlere...
