Bir varmış, bir yokmuş. Kuşların ve ağaçların şarkı söylediği bir ormanda, Mirela adında küçük bir kız yaşarmış. Mirela böyle ortamda büyüdüğü için çok şanslıymış. Çünkü küçük kız her sabah kuşları ve ağaçları dinleyerek uyanırmış. Hemen şarkılara güzel sesiyle eşlik etmeye başlarmış. Söylenen şarkıların bittiğini anlayınca, her seferinde daha fazla alkışlarmış. “Harika harika” diye bağırırmış. Bu alkışlardan sonra orman daha bir aydınlanmaya başlar, başka bir güzel olurmuş.Günlerden bir gün oduncunun biri çıkagelmiş. Ormandaki bütün ağaçları kesmek istediği apaçık ortadaymış. Elinde kocaman bir baltası bile varmış. oduncu hemen işe koyulmaya karar vermiş. Tam kesmek için davranmışken Mirela çıkagelmiş. Oduncuya, bu ağaçların odun olarak kullanılamayacağını söylemiş. Eğer bunu yaparsa, ülkede büyük bir kuraklığın başlayacağını, küresel ısınmanın kendini göstereceğini anlatmış. Mirela’ nın sesi o kadar tatlıymış ki, oduncu söylediklerinden etkilenmiş ve hemen ormanı terk etmiş. Oduncunun gittiğini gören şarkıcı ağaçlar, Mirela ‘ya bir hediye vermek istemişler. Bu hediye altın bir akordeonmuş! Mirela buna çok sevinmiş ve ağaçlara minnettar kalarak bunu kabul etmiş. Hemen çalmaya başlamış, yeni yeni şarkılar söylemişler. Ormandaki herkes onlara eşlik etmiş. Orman neşe içindeymiş, bu an hiç bitmeyecek gibiymiş. Mirela şarkısını bitirince büyük bir sevgi gösterisi başlamış. Mirela tebriklerin hepsini kabul etmiş, sonra da evinin yolunu tutmuş.
Evine döndüğünde annesini ve babasını üzgün bir halde bulmuş. Annesi bugün ineklerinden birinin öldüğünü söylemiş. Kalan inekler ise, çocuklara yetecek kadar süt getirmezmiş. Bunları duyunca Mirela ağlayarak dışarı koşmaya başlamış. O kadar çok ağlamış ki, şarkıcı ağaçlar onun neden ağladığını merak etmişler. Mirela üzgün bir halde olanları anlatmış. Ağaçlar ise, küçük kızın ağlamamasını istemiş. Çünkü, ona verdikleri altın akordeon sihirliymiş. Bu akordeonla çalınan şarkıları dinleyen inekler daha fazla süt verirlermiş. Bazı inek türleri arasında yapılan araştırmalarda bu durumu gösteriyormuş. Ağaçlar Mirela ‘nın gözyaşlarını silmişler. Küçük kız sevinç içinde eve doğru yola koyulmuş.
Eve gider gitmez, Mirela altın akordeonunu çalmaya başlamış. Sabaha kadar çalmaya devam etmiş, kolları hiç ağırmamış. Şarkıcı ağaçlar, onu yalnız bırakmamışlar. Gün sonunda inekler sağılmış ve gerçekten köydeki bütün çocuklar için gereken süt toplanmış. Bu duruma herkes çok sevinmiş. Bu haber bütün ülkeye yayılmış. Hatta kralın kulağına kadar gitmiş. Kral bunun üzerine Mirela ‘yı kraliyet bandosuna davet etmiş. Artık bando takımı şarkılarını inekler için söylemeye başlamış. Çocuklar hep süt içmişler, sağlıklı olmuşlar.

