Bir varmış, bir yokmuş. küçük köylerin birinde, babasıyla birlikte küçük bir balıkçı yaşarmış. Küçük Balıkçı, mesleğini babasından öğrenmiş, yanında çırak olarak başlamış çünkü. Onun gibi rasgele diye bağırır, olta sallarmış. Birlikte çok iyi vakit geçirip, balık avından sonra karınlarını doyururmuş.
Günlerden bir gün babası hasta düşmüş ve balığa çıkamayacak haldeymiş. Küçük Balıkçı bu hastalığa anlam verememiş. Babasının haline çok üzülmüş. Bu haliyle balığa çıkmak istememesine rağmen, gitmek zorundaymış.
Yolda giderken karşısına bir tane büyücü çıkmış. Ama onun bir cadı olduğunu anlamamış. Ona gülümsemiş ve selam vermiş. Cadı da ona gülümsemiş ve hemen işe koyulmuş. Babasının hasta olduğunu bildiği için hemen çocuğa cebindeki sahte ilaçları vermiş. Eğer bunları içerse, babasının tekrar eski sağlığına kavuşacağını dile getirmiş. Küçük Balıkçı buna pek inanmamış ama yine de ilaçları cebine koymuş ve yoluna devam etmiş.
Küçük balıkçı, çaresiz bir şekilde tekrar yola koyulmuş ve sonunda gölün yanına varmış. İsteksiz bir halde oltasını öylesine sallamış. Aradan çok fazla zaman geçmeden, Küçük Balıkçı bir tane balık yakalamayı başarmış. Hemen oltasına asılmış ve onu çekmeye başlamış. Birden eline gelen balığa inanamamış. Bu balık gümüş bir balıkmış. Üstelik konuşabiliyormuş. Küçük Balıkçıya kendisini tanıtmış ve bu gölün kralı olduğunu söylemiş. Küçük Balıkçı kral olduğunu duyunca iyice şaşırmış. Kral, kendisini yememesini istemiş. “Yoksa bütün göl bensiz ne yapar” şeklinde yalvarmaya başlamış. Küçük Balıkçı onu serbest bırakırmış ama babasının hastalığı konusunda ona yardımcı olması için söz vermesini istemiş. Kral balık hemen bunu kabul etmiş. Ve göle gidip hastalıklar konusunda uzman doktor balıkları çağırmış, onlarla beraber Küçük Balıkçı’nın yanına dönmüşler. Balıkçı onları su dolu bir kovanın içine bırakmış ve evinin yolunu tutmuş.
Günlerden bir gün babası hasta düşmüş ve balığa çıkamayacak haldeymiş. Küçük Balıkçı bu hastalığa anlam verememiş. Babasının haline çok üzülmüş. Bu haliyle balığa çıkmak istememesine rağmen, gitmek zorundaymış.
Yolda giderken karşısına bir tane büyücü çıkmış. Ama onun bir cadı olduğunu anlamamış. Ona gülümsemiş ve selam vermiş. Cadı da ona gülümsemiş ve hemen işe koyulmuş. Babasının hasta olduğunu bildiği için hemen çocuğa cebindeki sahte ilaçları vermiş. Eğer bunları içerse, babasının tekrar eski sağlığına kavuşacağını dile getirmiş. Küçük Balıkçı buna pek inanmamış ama yine de ilaçları cebine koymuş ve yoluna devam etmiş.
Küçük balıkçı, çaresiz bir şekilde tekrar yola koyulmuş ve sonunda gölün yanına varmış. İsteksiz bir halde oltasını öylesine sallamış. Aradan çok fazla zaman geçmeden, Küçük Balıkçı bir tane balık yakalamayı başarmış. Hemen oltasına asılmış ve onu çekmeye başlamış. Birden eline gelen balığa inanamamış. Bu balık gümüş bir balıkmış. Üstelik konuşabiliyormuş. Küçük Balıkçıya kendisini tanıtmış ve bu gölün kralı olduğunu söylemiş. Küçük Balıkçı kral olduğunu duyunca iyice şaşırmış. Kral, kendisini yememesini istemiş. “Yoksa bütün göl bensiz ne yapar” şeklinde yalvarmaya başlamış. Küçük Balıkçı onu serbest bırakırmış ama babasının hastalığı konusunda ona yardımcı olması için söz vermesini istemiş. Kral balık hemen bunu kabul etmiş. Ve göle gidip hastalıklar konusunda uzman doktor balıkları çağırmış, onlarla beraber Küçük Balıkçı’nın yanına dönmüşler. Balıkçı onları su dolu bir kovanın içine bırakmış ve evinin yolunu tutmuş.

Eve varınca babasına, Kral Balık ve onun arkadaşlarını anlatmış, yardım için buradalarmış. Çünkü Kral Balık’ ın arkadaşları ilaç deneylerinde ve kanserin teşhisinde işe yarayabilirlermiş. Bunun için üzerindeki rengarenk pulları kullanırlarmış. Çünkü ilaçlar balıkların için saydam bir halde gözükebilirmiş. İşte Küçük Balıkçı cebindeki ilaçları çıkarmış ve hemen balıklara vermiş. Balıklar sayesinde ilaçların sahte olduğu bunu kötü bir cadının yaptığını anlamışlar. O günden sonra Küçük Balıkçı bilmediği ilaçları hiç almayacağına söz vermiş. Babası ile birlikte en yakın lokman hekime gitmek için yola düşmüşler. Kral balık ve arkadaşlarını da göle bırakmışlar.







2 yorum:
öğretici hikaye yazmakta uzman olan arkadaşım, bu da çok güzelmiş..:)
teşekkürler. benim bir sürü masal kahramanı arkadaşım var ama, bunları senden duymak başka tabi :)
Yorum Gönder