
Bir varmış, bir yokmuş. Ülkenin birinde her yıl fok avı yapılırmış. Onlara türlü türlü tuzaklar hazırlanır, dünyanın gözleri önünde zavallı hayvancıklar rahatsız edilirmiş. Büyücü Fok bu durumu görürmüş ama, sesini pek çıkarmazmış. Çünkü avcılarla işbirliği içindeymiş. Avcılara yardım ve yataklık bile eder, diğer arkadaşlarının yakalanması için türlü türlü büyüler hazırlarmış. Avcılar da bundan ötürü, onun yiyecek, giyecek gibi temel ihtiyaçlarını karşılarmış.
Ama, son günlerde av çalışmaları pek verimli olmuyormuş. Avcılar binlerce ölü fok yavrusu ile karşılaşıyormuş. Bu durumun sebebi, son yıllarda buzulların çok daha hızlı erimesiymiş. Büyücü Fok, bütün bunları bilirmiş ama yine de elinden bir şey gelmezmiş. Çünkü bu insanların sorunuymuş. Yaptığı büyülerin hiçbiri etkili olmuyormuş.
‘ Büyücü Fok’u avlayalım, bütün bunlar onun yüzünden.’ Diğerleri de bu fikri doğru bulmuş ve onun evine doğru yola koyulmuşlar.
(Bilim adamları, fok yavrularının doğduğu buz tabakalarının kırılması nedeniyle, pek çok yavru fokun kendine bakacak büyüklüğe erişemeden boğulduğunu söylüyor. Kaynak: trt haber)






0 yorum:
Yorum Gönder