
Ülkenin birinde nasa diye bir kuruluş varmış. Bu kuruluş günlerden bir gün, diğer günlerde yapamadıkları kadar güzel, iki tane uzay aracı hazırlamışlar. Uzay araçları bu, her biri 620 kilogrammış, çok amaçlı hazırlanmış, çok hızlı gidermiş, çok-çok iyiymiş.
Sonra, güneşli bir günde güneş varmış ve çok-çok sıcakmış. Nasa çalışanları işte bu sıcaklıktaki güneşte ne olup bittiğini anlamak için, bu hazırladıkları çok-çok iyi araçları uzaya göndermeye karar vermişler. İkisini birden hop diye göndermişler, uzaya. Şimdi üç boyutlu fotoğrafları aralık'a kadar beklemeye koyulmuşlar. (Bu bilim haberinin sonu da gördüğünüz gibi üç elmayla değil, üç boyutlu fotoğraflarla bitermiş. Mutlu son gibi.)
*uzay araçları için çok-çok bilgi
var elbette ve giden çok-çok uzay aracı var ve
bayılıyoruz biz. ailece oturup izlemek isteriz elbette.
bi' gün geri sayımı ben yapmak istiyorum bi' de.
bak, izle.
Sonra, güneşli bir günde güneş varmış ve çok-çok sıcakmış. Nasa çalışanları işte bu sıcaklıktaki güneşte ne olup bittiğini anlamak için, bu hazırladıkları çok-çok iyi araçları uzaya göndermeye karar vermişler. İkisini birden hop diye göndermişler, uzaya. Şimdi üç boyutlu fotoğrafları aralık'a kadar beklemeye koyulmuşlar. (Bu bilim haberinin sonu da gördüğünüz gibi üç elmayla değil, üç boyutlu fotoğraflarla bitermiş. Mutlu son gibi.)
*uzay araçları için çok-çok bilgi
var elbette ve giden çok-çok uzay aracı var ve
bayılıyoruz biz. ailece oturup izlemek isteriz elbette.
bi' gün geri sayımı ben yapmak istiyorum bi' de.
bak, izle.






